Mekân ve İnsanıyla Sivas

Değerlendiren: Enes Yıldırım

0
2420

Mekân ve İnsanıyla Sivas, Salih Şahin, 24.05.2014 Cumartesi, 16.30

Yerel tarih araştırmaları bir yerin veya bölgenin hafızasını canlı tutması bağlamında önemli bir yeri işgal etmektedir. Yerel tarih çalışmaları bir yerde var olan veya var olmuş olan camilerin, kervansarayların, hanların, hamamların, mezarların, medreselerin, kütüphanelerin, caddelerin, sokakların şahitleridir. “Mekân ve İnsanıyla Sivas” çalışması da bu şahitler arasında yer almıştır.

Salih Şahin uzun araştırmalar ve büyük bir emeğin neticesinde yayımladığı “Mekân ve İnsanıyla Sivas” kitabının serüvenini İLEM Sunumlarında anlattı. İstanbul’un tarihine yönelik bir çok çalışması bulunan Şahin, kitabı ile Sivas’ın 800 yıllık tarihine gittiğini ifade ederek, devlet arşivlerinin araştırmacılara sunulması ile birlikte yerel tarih çalışmalarının kolaylaştığını bunun da yerel tarih çalışmalarının artmasına yardımcı olduğunu ifade etti.Mekan ve İnsanıyla Sivas afiş

Gerek kitabında gerekse sunumunda Şahin, kuruluşundan bugüne şehrin tarihi, Selçuklulardan 2013 yılına kadar Sivas’ın demografik yapısı, şehrin mahalleleri ve mahallelerin eski isimleri, şehrin haneleri ile birlikte ailelerin isimleri, lakapları, özellikle de 1831 nüfus sayımına ilişkin erkek nüfusun isimleri hakkında bilgiler verdi.  Şahin, eserinde şehirde görev almış askeri ve devlet erkânına dair bilgilerin, şehrin dini ve ilmi müessesleri ve buralarda görev alan ulemanın bilgilerine de yer verdiğini ifade etti. Şehrin sosyo-ekonomik tarihine ışık tutacak meslek gruplarına da yer veren Şahin, unutulmuş bir çok meslek dalının varlığına işaret etti. Şahin, şehrin 1960 yılına kadar göç aldığını bu tarihten itibaren ise göç vermeye başladığını ifade etti.

Danişmentliler döneminde Türk-İslam hakimiyetine giren Sivas yaklaşık bir asır boyunca Danişmentliler hakimiyetinde kalmıştır. Bu zamandan günümüze değin bir çok eser gelmiştir ve bunlardan en önemlisi olan Camii Kebir’in (Ulu Camii) yapımı bu dönemde başlamış ve Selçuklular döneminde tamamlanmıştır. Danişmentlilerden sonra şehre hakim olan Selçuklular, Anadolu’da ilk tıp medresesi olan şifahiye medresesinin yanı sıra birçok han, hamam, medrese ve kervansaray gibi çeşitli yapılan inşa etmiş ve burayı önemli bir ticari merkez haline getirmişlerdir. Sivas Selçuklulardan sonra İlhanlılar, Eratnalılar ve Kadı Burhanettin hakimiyetleri altına girmiştir. 1399 yılında Osmanlılara teslim edilen şehir 1401’de Timurlu döneminde baştan aşağı yakılmakla kalmamış binlerce insan katledilmiştir. Bu süreçte Sivas’tan Batıya ve Ege Bölgesine birçok göç vermiştir. 1472’de de Akkoyunlu istilasına uğrayan Sivas, II. Mehmet’in Otlukbeli Savaşı’nın ardından güvenli bir şehir haline gelmiştir.

Çalışması esnasında 100.000 civarında belge incelediğini ifade eden Şahin, bunlardan 15.000 belgeyi temin ederek okuduğunu ve tercüme ettiğini ifade etti. Görsel veriler eşliğinde sunumunu sürdüren Şahin, yanlış ve bilinçsiz şehirleşmenin, Sivas’ın tarihi ve kültürel yapısına nasıl bir zarar verdiğini gözler önüne serdi.

Tapu Tahrir Defterleri üzerinden Sivas’ın çeşitli dönemlerde sahip olduğu mahalle ve nüfus sayılarını aktaran Şahin, şehrin önde gelenlerin inşa ettirdiği yapıları görsel öğeleri günümüzle karşılaştırmalı olarak katılımcılar ile paylaştı.

Türk-İslam şehirlerinin camii ve mescid çevrelerinde oluşturulduğuna dikkat çeken Şahin, Sivas’ın merkezinde UIu Camii ve Ulu Camii’nin çevresin camiye açılan mescidlerin bulunduğunu ifade ederek mescidlerin etrafında da mahallelerin teşekkül ettiğini belirtti. Mahallelerin kalbinde mescidler vardır.

Sunumunu örneklemelerle sürdüren Şahin, 1831 Nüfus sayımı sonucunda elde edilen verileri, Sultan Abdülhamid’in Sivas’a yapmış olduğu yatırımları, Sivas’ın önde gelen şahıslarının şehre yapmış olduğu katkıyı ve Cumhuriyet döneminden itibaren yaşanan dönüşümleri örnekleri ile açıkladıktan sonra sunumunu tamamladı. 1831 Nüfus sayımına ilişkin verileri mahalle mahalle, isim isim aktaran Şahin’in eseri hayatta bulunan Sivaslılar için önemli bir eser olmasının yanı sıra şehir tarihi açısından da örnek bir çalışma olmuştur.

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER