Milli Görüşçülerin Adalet Partisi Algısı

Değerlendiren: Hüseyin Arslan, İDP Araştırma Stajyeri

0
1330

İslamcı Dergiler Projesi kapsamında birçok İslamcı dergi dijitalleştirilmiştir. Bu proje sayesinde geçmişte İslamcı dergilerde yayınlanan haber ve yazılara kolaylıkla ulaşılmaktadır.  Bu manada dergilerin dijitalleşmesi İslamcılığın tarihsel süreçte yaşadığı değişim ve dönüşümün daha net bir şekilde görülmesini kolaylaştırmaktadır. Dergilerin siyasi zeminde hangi tarafta yer aldıkları veya siyasal alanda yaşanan siyasal çekişmelere nasıl tepki verdikleri dergilerin incelenmesi sonucunda fark edilmektedir.  Biz de bu yazımızda Milli Görüş temsilcilerinin Adalet Partisi’ne yönelik düşünce ve tutumlarını İslamcı Dergilerden özelde ise Yeniden Milli Mücadele dergisinden okuyacağız.

Bazı İslamcı dergiler kuruluşundan itibaren belli bir siyasi zemine yaslanmışlardır. Gerek Türkiye Cumhuriyeti tarihinde kurulan ilk parti olan ve başkanlığını Kazım Karabekir’in yaptığı Terakkiperver Cumhuriyet Fıkrası ve Ali Fethi Okyar tarafında kurulan Serbest Cumhuriyet Fırkası gerekse de Demokrat Parti ya da Adalet Partisi dönemin bazı İslamcı dergileri tarafından destek görseler de hiçbiri Milli Görüş partileri kadar tartışma konusu olmamıştır. Bu tartışma içerisinde yer alan İslamcı dergiler kimi zaman Milli Görüş partilerinin yanında yer alırken kimi zaman muhalif olmuşlardır.

Milli Görüş Hareketi, Prof. Dr. Necmettin Erbakan tarafından 1969 yılındaki seçimlerle başlatılan “Bağımsızlar Hareketi” sonucunda ortaya çıkmış çok boyutlu bir oluşumdur. 26 Ocak 1970 tarihinde Erbakan ve arkadaşları Millî Nizam Partisi’ni (MNP) kurmuşlardır. Ancak parti, “laik devlet niteliğinin ve Atatürk devrimciliğinin korunması prensiplerine aykırı olduğu” gerekçesiyle 20 Mayıs 1971 tarihinde kapatılmıştır. Bunun üzerine 11 Ekim 1972 tarihinde Millî Selamet Partisi (MSP) kuruldu.1980 darbesi sonucunda diğer partiler gibi MSP de kapatıldı. Milli Görüş Hareketi mensupları tarafından 11 Temmuz 1983 yılında Refah Partisi, 17 Aralık 1997 yılında Fazilet Partisi ve son olarak 2 Temmuz 2001 yılında Saadet Partisi kurulmuştur.

1969 – 1980 yılları arasında Erbakan’ın siyasi arenadaki rakiplerinin önde gelenleri Adalet Partisi (AP) Genel Başkanı Süleyman Demirel, dönemin Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Bülent Ecevit ve Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Alpaslan Türkeş’tir. Bu anlamda Erbakan – Ecevit – Demirel ve Türkeş arasında bazen sert muhalif rüzgârlar eserken bazen de ülke çıkarı gereği olarak koalisyon hükümetlerinde hükümet ortaklığında bulunmuşlardır. Dönemin İslamcı dergilerin bazıları siyasi arenada Erbakan’ın yanında dururken bazıları ise Demirel veya Türkeş’i destekler ya da herhangi bir siyasi partiyi desteklemeyerek Erbakan’a karşı sert eleştiri getirmişlerdir. Diğer bazı İslamcı dergilerde siyasi liderlerin diğer liderler hakkında getirdikleri eleştirileri sayfalarına taşımışlardır. Yeniden Milli Mücadele Dergisi söz konusu bu duruma misal olarak verilebilir.

1970–1980 tarihleri arasında Konya’da yayımlanan ve yazı işleri müdürlüğünü Aykut Edibali’nin yaptığı Yeniden Milli Mücadele Dergisi, bazı durumlarda Erbakan’ı desteklerken bazı durum durumlarda ise muhalif tarafta yer almıştır. Her ne kadar Edibali 1991 yılında üçlü ittifak diye anılan Refah PartisiMilliyetçi Çalışma Partisi ve Islahatçı Demokrasi Partisi arasındaki işbirliğinde yer alsa da daha sonra Millet Partisi adı altında siyasi çalışmalar yapmasında anlaşılabildiği gibi Milli Görüş Hareketine büyük oranda destek vermemiştir. Bunun sonucunda da Erbakan’ın karşısında muhalif kanatta yer almayı yeğlemiştir. Ayrıca dergi partilerin birbirine bakışlarıyla ilgili derlemeler yapmıştır. Bu yazıda Erbakan’ın ve arkadaşlarının Adalet Partisi’ne getirdiği eleştirilere değinerek sonuç kısmında günümüzde parti liderlerinin birbirine getirdiği eleştirilerle kıyaslanacaktır.

Yeniden Milli Mücadele Dergisi’nde 24 Aralık 1974 tarihinde yayınlanan 256. sayısında “MSP’li Yöneticiler, AP’ni Nasıl değerlendiriyor?” başlıklı bir değerlendirmeye yer vermiştir. MSP Genel Başkanı Erbakan başta olmak üzere diğer MSP milletvekilleri veya mensuplarını Adalet Partisi’ne dair eleştirilerini derleyerek mezkûr başlıkta zikretmiştir. Söz konusu yazıya baktığımızda Erbakan o dönemde yaşanan buhranın müsebbibi olarak AP ve CHP’yi görmektedir. Çünkü AP ve CHP maddecidir. Bundan dolayı da ahlak ve maneviyata öncelik tanımamışlardır. Ayrıca AP mallarda pahalılığa ve insanlar arasında huzursuzluğa sebebiyet vermiştir. Erbakan, Necip Fazıl Kısakürek’in Destan şiirindeki “Allahın on pulunu bekleye dursun on kul/Bir kişiye tam dokuz/dokuz kişiye bir pul/Bu taksimi kurt yapmaz kuzulara şah olsa” ifadelerinden mülhemle AP’nin üç – beş kişinin menfaatine uygun olarak hareket ettiğini dile getirmiştir. İmam Hatip Okullarını ve Kur’an Kurslarının AP iktidarında kapatıldığını ve Türkiye’nin basiretsiz ve sakat zihniyetli kişiler tarafından yönetildiğini de ifade etmiştir.

AP döneminde Mao’cu anarşistlerin serbest bırakıldığını belirten Erbakan, AP iktidarının devam etmesi durumda ülke Vietnam’a dönüşeceğini vurgular. Erbakan, 2 Ocak 1974 yılında Milliyet Gazetesi’nde yer alan habere göre AP ve Demirel ülke menfaatinden çok kendi çıkarlarını ön planda tutmaktadırlar ve bu nedenle hükümetin kurulamaması vebalini taşıdıklarını ifade etmiştir. Oğuzhan Asiltürk ise 13 Ekim 1973 tarihinde bir radyoda verdiği demeçte AP’nin renksiz ve liberal bir siyasi zihne sahip olduğunu belirtir. Ayrıca asıl gericinin de AP olduğunu da söylemiştir.

Erbakan’a göre o dönemde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde üç farklı zihniyet bulunmaktadır. Bunlar; solcu zihniyeti temsil eden Cumhuriyet Halk Partisi, renksiz zihniyeti temsil eden Adalet Partisi, Cumhuriyetçi Güven Patisi (CGP) ve Milli Görüş zihniyetini temsil eden Milli Selamet Partisi’dir. AP’nin sağcılığını perhizli hastanın tuşu yemesine benzeten Erbakan’a göre Ap sağcı bir parti olmayıp bir macun partisidir. Yasin Hatiboğlu da Komünizmin yavru mikrop ve siyonizmi ise ana mikrop olarak tanımlar. Ayrıca MSP’nin 1973 yılında yapılan seçim beyannamesinde CHP solcu AP ise materyalist olarak lanse edilir.

İmam Hatip okullarına ve Kur’an kurslarına karşı olan AP’nin Bizans eserlerini restore ederek bu ülkenin maneviyatına meydan okuduğu ifade edilmiştir. Erbakan, kendi ve arkadaşlarının Türkiye’yi AP’den demokratik yollarla kurtaracaklarını belirtmiştir. MSP’nin maneviyatçı olduğunu ifade eden Erbakan AP iktidarının yıkılacağını ve yıkılmaya mahkûm olduğunu vurgular. Çünkü Hak gelince Batıl zail olur.

Genel olarak Yeniden Milli Mücadele Dergisi’nde yukarıda da yer alan ifadelere bakıldığında Erbakan ve arkadaşları, CHP’nin solcu bir zihniyete sahip olduğunu ifade ederken AP’nin ise renksiz, liberal ve materyalist bir zihniyete sahip olduğunu belirtir. Erbakan’ın rakiplerini belli bir ideolojiye sahip olduklarını dile getirerek eleştirdiği fark edilmektedir. Bu anlamda o dönemde yapılan eleştirilenlerin nasıl belli bir üslûp çerçevesinde yapıldığı rahatlıkla anlaşılmaktadır. Günümüzde parti genel başkanlarının birbirine hakaret ettiği, terörist olarak yaftaladığı ve birbirine argo tabirlerle hitap ettikleri düşünüldüğünde geçmişte dönemdeki eleştirilerin nasıl itidalli yapıldığı görülebilmektedir. Ayrıca o dönemde eleştiriler genelde parti genel başkanı ve üst düzey yetkililerle sınırlı kalırken günümüzde ise eleştiriler dile getirirken parti taban ve tavanı ayrımı göz önünde bulundurulmayarak herkesi kapsayacak şekilde dile getirilmektedir.

CEVAP VER

Yorumunuzu yazın!
Lütfen isminizi yazın