“Tarih geleceği inşa eder” görüşüyle İslam Tarihi üzerine çalışmalar yapan Abdullah Çakmak’ın değerli doktora çalışması 19. Yüzyılın Başlarında Kudüs adlı eser geçtiğimiz günlerde kitap olarak okuyuculara sunuldu.

Günümüz Kudüs’ü için, Müslümanların içini dağlayan durumunun anlaşılması açısından okunması gereken eser, şehrin 1798-1841 yılları arasında siyasi, sosyal ve ekonomik durumunu ele alıyor. Yakın zamana kadar Kudüs üzerine çalışmalar İsrailli tarihçilere bırakılmışken ülkemizde yeni yeni Osmanlı Kudüsü üzerine çalışmaların başlaması sevindirici. Boşluğun doldurması açısından büyük öneme sahip olan eserde Kudüs dışında, bulunduğu coğrafya ve siyasi yapı itibarıyla Hicaz, Şam ve Mısır hakkında da bazı bilgiler bulmak mümkündür.

Kitapta belirli bir tarih aralığı anlatılsa da olayların anlaşılması açısından giriş kısmında Kudüs ve Hicaz’ın Osmanlı hâkimiyetine nasıl geçtiği, yüzeysel denilemeyecek derinlikte ele alınmış. Yapılan çalışmanın ehemmiyetini açıklarken yararlandığı kaynakları ifade eden yazar bu alanda çalışma yapmak isteyen araştırmacılara da usul bakımından oldukça geniş bir yelpazede bilgiler vermekte. Osmanlı arşivlerinden ana kaynak olarak istifade eden yazar, pek çok klasik ve yabancı kaynaktan da yararlanmış bulunmaktadır. Bununla da yetinmeyip Kudüs’te bizzat araştırmalarda bulunması, kitabın önemini daha da arttırmaktadır.

Yazar, eserin ilk bölümünde 1798-1841 tarihleri arasında Kudüs’ün iç-dış etkiler vasıtasıyla gelişen hareketli siyasi-askeri tarihini detaylı şekilde ele alıyor. Bir yandan Napolyon Bonapart’ın Mısır’ı işgaliyle etkilenen Kudüs, bir yandan da Vehhabi hareketinin bölgede yayılmasıyla dış etkiler altındadır. İçeriden de Osmanlı yerel yöneticilerinin rekabeti karşısında Kudüs, hareketli yıllar geçirmiştir. Bu rekabetler isyanları beraberinde getirmiş olsa da Osmanlı Devleti Kudüs’ün idaresinde genel olarak bu yöneticilerin sağladığı katkılardan istifade etmiştir. Yerel yöneticilerin halkın ileri gelenleriyle yaptığı anlaşmalar doğrultusunda bölgede oluşturulmaya çalışılan tekelleşme sürecine, merkez tarafından Kudüs ve çevre halkına fayda sağladıkça müsaade edilmiştir. İsyana varan karışıklıklara sebep oldukça da bu duruma müdahale edilmiştir. Bu siyasi-askeri meseleleri yazar, detaylı fakat akıcı bir dille anlatmakta.

İkinci bölümde Kudüs’ün sosyal yapısının anlaşılması açısından Osmanlı Devleti’nde Müslümanlar ele alınmaktadır. İlk olarak toplumda yer alan mezheplerin yayılışından söz edilmektedir. Daha sonra toplumun anlaşılması açısından yön verici değere sahip seçkin aileler ele alınmaktadır. Yazarın toplumda seçkin aile olarak değerlendirilen “şerif” ve “seyit” aileler hakkındaki önemli tespitleri ilgi çekicidir. Bu seçkin ailelerin yöneticilerle yaptığı anlaşmalar doğrultusunda kazanıp yitirdikleri statüleri inceleniyor. Yine bölgedeki adalet sistemi ve Osmanlı’nın Müslümanlara hizmet için sunduğu vakıflar ele alınmakta ve aile vakıflarının örneklerine dikkat çekilmektedir. Haremeyn’den ayırt edilmeden gönderilen ekonomik destek ve devletin meşrûiyetini sağlayan surrenin kimlere ne oranda dağıtıldığının anlatımının yanında grafiklerle görsel hale getirilmesi eseri daha da önemli kılmaktadır.

Son bölümde ise Kudüs’te bulunan gayrimüslimlerin sosyal-ekonomik durumu ele alınmaktadır. Hz. Ömer’in ahitnamesini temel alan Osmanlı sultanlarının buradaki dini müsamahası örneklerle gözler önüne seriliyor. Hukuki bakımdan kendi aralarındaki olaylarda kendi mahkemelerinin yanı sıra Osmanlı mahkemelerinde yargılanma hakkından tutun da kendi aralarındaki mezhep çatışmalarında merkez tarafından nasıl otorite sağlandığı geniş örneklerle anlatılıyor. Kudüs’ün üç ilahi din açısından da kutsiyet arz etmesi sürekli dış güçlerin ilgisini celp etmektedir. Yazar, Kamame Kilisesi’nin yanması ve tamiratı ile ortaya çıkan bölgede yabancıların hak iddia etme kavgası, Kudüs’ün bugünkü durumunun başlangıç noktası olduğunu vurguluyor.

Eserin doktora çalışması olması, önemli ana kaynaklardan yararlanması ve olaylar hakkında bol miktarda örnekler verip grafiklerden yararlanması Kudüs hakkında yapılacak çalışmalar açısından önemli bir örneklik teşkil etmektedir.

CEVAP VER

Yorumunuzu yazın!
Lütfen isminizi yazın