Medeniyetlerin İzinde Bir Yolculuk:Özbekistan

Yazan: Rabia Demir

Orta Asya’da bulunan Müslüman bir devlet denildiğinde aklınıza birçok ülke gelmekle beraber, en göze çarpan ülkelerden biri Özbekistan’dır. Özbekistan, İslam’ın alimler şehri ve ilim merkezi olarak da bilinmektedir.

Halkın kibar ve misafirperver oluşu, havalimanına indiğiniz andan itibaren dikkatinizi çeken ilk ayrıntılardan biridir. Yol sorarken ya da pazardan alışveriş yaparken insanların yardımsever ve ilgili olmaları, orada bulunduğum süre boyunca insanlarla kolayca kaynaşmama yardımcı oldu. Özellikle yemek kültürü açısından zengin olan Özbekistan  et ve pilav konusunda uzmanlaşmış diyebilirim. Pilavları, kendilerine özgü bir pirinçle hazırlanıyor ve üzerine on saat fırında pişen et eklenerek servis ediliyor. Alışması zor olan durumlardan biri ise bu ikilinin sabah kahvaltıdan akşam yemeğine kadar her öğünde tüketilebilmesiydi. Bu açıdan Özbekistan kültüründe et olmayan bir yemeğin neredeyse bulunmadığı söylemek mümkün. Özbek çayları içecekler arasında en sevdiklerimden biri oldu. Kendilerine özel olan yeşil çaylarını muhakkak her yemek öncesi ve sonrası ‘Piyola’ adı verdikleri kulpsuz fincan şeklinde olan bardaklarda içiyorlar. Çayın tadı o kadar güzeldi ki  bir Trabzonlu olarak seyahat boyunca siyah çay gereksinimi hiç hissetmedim. Yemek kültürü açısından değinilmesi gereken bir diğer konu ise sanat eseri şeklinde ekmekler yapmalarıdır. Özbekistan’da ekmek ustası olmak çok emek ve sabır isteyen bir iş olarak görülüyor. Ekmekler ustalar tarafından özenle hazırlanıp yöresel izler taşıyarak süsleniyor ve taş fırında pişirilmeye gönderiliyor. Sonucunda ise birbirinden güzel ekmekler servis edilmeye hazır hale geliyor.

Özbekistan, İslam’ın alimler şehri ve ilim merkezi olarak da bilinmektedir.

Turistik bağlamda oldukça göz önünde olan Özbekistan’a Asya ülkelerinden de oldukça rağbet var. Özellikle Özbekistan’da yaşayan Rus popülasyonun da göz ardı edilemeyecek kadar fazla olduğu söylenebilir. Ülkede yaygın olarak iki dil kullanılıyor. Resmi işlerde Rusça kullanılırken, halk   gündelik hayatta genellikle Özbekçe konuşuyor. Özbekistan halkı Türkçe kelimelere oldukça hakim olduğu için yolculuğum boyunca dil konusunda herhangi bir sıkıntı yaşamadım. İlk başta buna şaşırmış olsam da sonrasında Özbekçe konuşan insanları gördüğümde Türkçe ile ortak birçok kelime olduğunu fark ettim. Tabii ki de iki ülke arasında zengin bir ortak kelime havuzunun oluşmasında Türkiye ile yapılan ticaretin önemli ölçüde etkisi olduğu ifade edilebilir.

Tarih ve kültür açısından birçok zenginliğe sahip olan bu ülke, mimarisiyle de dikkatleri üzerine çekiyor. Özbekistan mimarisi tek bir noktaya dayanmamakla birlikte tarihten günümüze birçok kültürün etkileşimiyle oluşup ortaya çıkıyor. Bu mimarilerin en büyük örneği İslam mimarisidir. Birçok mimari yapıda görebileceğimiz camiler, medreseler ve kubbeler, İslam ve Pers (İran) kültürünün izlerini taşıyor. Dolayısıyla, Özbekistan’ın birçok bölgesinde bu mimarilerin örneklerini görebiliriz.

Özbekistan’ın şehirlerinden başlamak gerekirse, başkenti olan Taşkent, modern ve en büyük şehirlerden biridir. Birçok camii ve anıta ev sahipliği yapan bu şehir, önemli ticaret noktalarındandır. Modern ve İslam mimarisinin bir örneği olan Minor  Camii, şehrin en göz alıcı yerlerinden biridir. Başkentin en ortasında ise Emir Timur Meydanı bulunmaktadır. Bu meydan, Özbek halkı için oldukça önemli ve korunan bir alandır.  Diğer şehirlere bakıldığında, Semerkant şehri Taşkent’e nazaran daha köklü ve tarihin derin izlerini barındırdığını görebiliriz. Dünyanın da kadim şehirlerinden kabul edilen Semerkant, Persler ve Timur İmparatorluğu başta olmak üzere birçok kültürü yansıtmaktadır. Bunun en önemli örneklerinden biri Registan Meydanı’dır. Adı Farsçadan gelen bu meydan, ‘Kum bölgesi’ anlamına gelmesiyle birlikte şehrin kültürel merkezlerinden biri olmuştur. Tarihten bu yana Registan, ticari yolların buluşma noktası olmasının yanı sıra birçok hükümdarın ilanlarını duyurduğu bir yer olmuştur. Registan’ı özel kılan üç medrese ise bu meydanın tarihi önemini vurgulamaktadır. Ulugh Beg Medresesi, Emir Timur’un torunu Ulugh Beg tarafından bir bilim ve eğitim merkezi olarak kurulmuştur. Sher-Dor Medresesi ise konumu açısından Ulugh Beg Medresesi ile simetrik bir şekilde inşa edilmiştir. Eğitim amacı ile kullanılan bu medreseye dair en göze çarpan özelliklerden biri ise iki kaplan figürünün bulunmasıdır. Tilla-Kori Medresesi, anlamı “altınla kaplı” demek olan ve iç mekânları altın rengi süslemelerle kaplı olan bir yapıdır. Bu üç değerli medrese UNESCO Miras Listesi’ne dahil edilip korunmaktadır.

Tarihten bu yana Registan,ticari yolların buluşma noktası olmasının yanı sıra birçok hükümdarın ilanlarını duyurduğu bir yer olmuştur.

 Diğer şehirlere nazaran ülkenin daha dış köşesinde kalan Buhara ise tam anlamıyla bir ilim ve alimler şehridir. İmam el-Buhari ve İbn Sina başta olmak üzere birçok alimin izlerini taşıyan bu şehir, medrese ve camii zenginliği ile göz önündedir. Ayrıca Nakşibendi başta olmak üzere birçok tarikatın türbelerini bulundurmaktadır. Buhara’da yaşayan halk, bu eserlere ve medreselere sahip çıkmaya ve ellerinden geldiğince korumaya çalışmaktadır.

Sonuç olarak, Özbekistan halkı tarihlerinde yaşadıkları zorluklara rağmen şu an kültürlerine ve değerlerine sıkı sıkı bağlanarak, tarihi miraslarını korumaktadır Her bir köşesinde tarihten ve farklı kültürlerden izler görebileceğiniz maneviyatı yüksek ve misafirperver olan bu ülkeye bağlanmadan dönmek ne yazık ki biraz zorlayıcı oluyor.  Yolculuğum boyunca hiç yabancılık çekmeden gönül rahatlığıyla gezdiğim bu ülkede birçok anı ve deneyim biriktirdim. Müslümanların farklı coğrafyalarda olsalar da kardeş olduklarını ve bunun başka hiçbir yerde elde edilemeyeceğini anlamak benim için en önemli farkındalıklardan birisi oldu.

 


Rabia Demir

2004 yılında Üsküdar’da doğdu. Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü öğrencisidir. İLEM Eğitim Programı’nda kademe öğrencisi olarak eğitimine devam etmektedir. İlgi alanları arasında siyaset ve tarih yer almaktadır.

Leave a Comment