Amerikan Rüyasının Türkçe Versiyonu

0
1541

Amerikan Rüyasının Türkçe Versiyonu, Özgün Basmaz, 04.02.2017, 17.30

İLEM İhtisas Tarih Çalışma Grubu’nun düzenlediği “Amerikan Rüyasının Türkçe Versiyonu” başlıklı sunumda Leiden Üniversitesi doktora öğrencisi olan Özgün Basmaz ağırlandı. Basmaz sunumda kendi ifadesiyle henüz çalışma aşamasında olan “tezinin öyküsünü” anlattı.

Batılılaşmayla ilgili birçok çalışma yapılmış olmasına rağmen Amerikalılaşmayla ilgili batılılaşmaya kıyasen fazla çalışma yapılmamıştır. Amerika’nın askeri, ekonomik ve kültürel etkisi hangi enstrümanlar ile gerçekleşmiştir sorusu önemlidir. Bu nedenle Basmaz, Amerikalılaşma etkisinin kültürel alandaki yansımalarını 1945-1965 yılları arasında Türkiye’de Yeşilçam tarafından adapte edilen Amerikan filmleri üzerinden incelemiştir.

Amerikalılarda İkinci Dünya Savaşının iyi bir savaş olduğu genel kabulü vardır. Bunun iki sebebi olduğu düşünülmektedir. Bunlardan ilki, büyük buhranın ardından büyük bir bolluk yaşanmasıdır. İkincisi ise, savaş sonrası ortaya çıkan iki kutuplu dünyanın taraflarından biri olmaktır. Ancak bu olumlu bakış açısı eleştiriye tabi tutulmuştur.  Kolonizasyon dönemi bitmiş olsa da Hollywood, magazin vs. aracılığıyla coca colonization dönemi başladı şeklinde eleştiriler yapılmıştır. Türkiye’de de Amerika’nın kültürel, ekonomik ve askeri etkisi görülmüştür. Dönemin siyasileri “Türkiye’yi küçük Amerika yapacağız” düsturuyla hareket etmişlerdir.

Tez iki soru çerçevesinde şekillenmiştir. Birincisi, kitle iletişim araçlarının yaygın olmadığı bir dönemde insanlara Amerika etkisi nasıl nüfuz etmiştir? İkincisi ise, Amerika’dan kastedilen nedir? İlk soruya cevap olarak; ev temizliği nasıl olmalıdır, iyi bir postacı nasıl olmalıdır ile ilgili Amerika’dan gelen filmlerin köylerde toplu olarak izletilmesi örnek gösterilebilir. Bir diğer örnek ise Amerika’dan Karadeniz’e ilk defa bir gemi geldiğinde İstanbul’da günlerce geminin yanaşacağı liman çevresinde temizlik, hazırlık yapılmasıdır. Hatta limandaki caminin mahyasına “welcome” yazılmıştır. İkinci soruya cevap olarak ise; Amerika kendi içinde dahi çok tartışılan bir kavram. Hollywood filmlerinde hep zengin olarak gösterilen Amerika gerçekte böyle değil. Resmedilen ve gerçek olmak üzere iki tür Amerika vardır. Resmedilen zengin Amerika’nın genel kabul gördüğü gerçeği üzerine aslında Amerika kendi ülkesini de Amerikanlaştırmayı başarmıştır.

Hollywood ile Amerikanlaşma, arşivlerde her yerde karşımıza çıksa da insanlar direkt kabul etmedi. Her ülkenin kendi kültürüyle mayaladığı bir sonuç ortaya çıktı. Buna bağlı olarak Basmaz’a göre Türkiye’nin Amerikanlaşması da tamamen bir melezleşme hikâyesi olarak okunmalıdır. Söz konusu melezleşme Hollywood filmlerinin Yeşilçam filmlerine adapte edilmesi ile olmuştur. Buna örnek olarak Zorro’nun efe kılığında adapte edilmiş olması gösterilebilir. 1950’den 1965’e kadar üç bine yakın Amerikan filmi gösterilmiştir. Bunların bine yakını Yeşilçam tarafından adapte edilmiştir. Ancak Türkiye’ye girecek filmler için özel sonlar çekilir. Örneğin eğer kız esas oğlanla değil de başka birisi ile birlikte olduysa Amerikan sonlarında tekrar esas oğlanla birlikte olabiliyorken, Türkiye için ise, eğer kadın esas oğlandan önce başkası ile beraber oldu ise hiç bir zaman esas oğlana kavuşamaz, sevdiğini söylese bile kavuşamadan ölür.

Basmaz Hollywood filmleriyle Türk filmlerindeki erkek algısını karşılaştırmayı planlamaktadır. Amerikan filmlerini izleyen kadınlarda oluşan erkek dediğin böyle olur algısının eleştirilmesi gerektiğine inanmaktadır. Çünkü bu filmlerdeki erkekler her an tokat atabilecek kadar sert tiplerdir. Bu yeni yaratılan erkek tipi Cumhuriyetten sonra salon dansı yapan erkek tipinden çok farklıdır. Amerikanlaşma sonucu Türkiye’deki batılı erkek algısında Avrupalı tipten Amerikan tipi erkek algısına doğru nasıl değişme oldu? Sonuç olarak Amerika Türkiye’ye nasıl bir erkek tipi getiriyor? Acaba Türkiye’nin moderniteyle arasındaki bitmeyen gerilimi çözen bir şey miydi Amerikalaşma? Tüm bu sorular Basmaz’ın çalışmasının ana çerçevesini oluşturmaktadır. İlginç noktalara temas eden bu çalışma soru cevap kısmıyla devam ederek verimli bir sunum gerçekleşmiştir.

CEVAP VER

Yorumunuzu yazın!
Lütfen isminizi yazın