Nokta Filmi ve Kötülük Problemi Üzerine

Yazar: Betül Ellialtıoğlu

Tanrının varlığına yönelik sunulmuş argümanlardan biri de kötülük problemidir. Kötülük problemi, yapılan tanrı tanımı ile var olan kötülüklerin arasındaki çelişkiye dikkat çekerek tanrının olmadığını destekleyici bir iddia ortaya atar. Bu argümana göre, her şeye gücü yeten bir tanrının, eğer isterse bütün kötülükleri engelleyebilecekken neden engellemediği sorusu temel sorudur. Nokta filmi de hikayesinin temel sorusunu bu argüman üzerine şekillendirmektedir. Film, ana karakter olan Ahmet aracılığıyla kötülük probleminin insan hayatı üzerindeki yansımasının da bir örneğini oluşturur.

Hikaye; hat sanatı ile uğraşan Ahmet adında bir gencin, gözlerindeki bir sorun nedeniyle bir süredir hat yazısı meşk edememesini konu edinir. Ahmet yazamayışına sebep olduğunu düşündüğü şeyle hesaplaşmak ve içindeki azaptan kurtulmak için bir yola çıkmıştır. Geçmişte sebep olduğu bir kötülüğün yazamayışının nedeni olduğunu düşünür. Başta niyet ettiği şey bir iyilik yapmakken işlerin azap verici bir noktaya nasıl geldiği sorusu onun zihnindeki Tanrı figürünü sorgulamasına neden olur. Tanrı’nın böyle bir kötülüğün gerçekleşmesine neden izin verdiğini anlayamaz. Filmin sorgulamaya sevk eden yanı, Ahmet’in geçmişte yaşadığı olaylarda iyi ve kötü seçimler yapıp yapmadığı üzerine kuruludur. Çünkü Ahmet geçmişte alenen bir kötülük yapmayı istemediği halde bir arkadaşının ölümüne sebep olmuştur. Ahmet, böyle bir kötülüğün varlığının açıkça inanmasına engel olduğunu söylemektedir.

Kötülük probleminde sorgulanan kötülük iki şekilde ele alınmaktadır. Biri insanın iradesinden bağımsız olarak değerlendirilen “doğal kötülükler” ve bir diğeri de insanın iradesi sonucu ortaya çıkan “ahlaki kötülükler” şeklindedir. Filmde sorgulanan kötülük daha çok ahlaki kötülük üzerine şekillenmiştir. İnsanın yaptığı seçimlerin kaosa, acıya ve tahribata neden olmasını da kapsayan ahlaki kötülük problemleri, insanı ve eylemlerini odağına alır. Kötülük argümanına yönelik bir cevap olarak bazı teistlerin ortaya koyduğu yaklaşımlar bulunmaktadır. Bu yaklaşımların bir kısmı filmde belli temsiller aracılığıyla aktarılmıştır. Örneğin bir diyalogda, Ahmet dünyanın kötü olduğunu ve bunun inanmasına engel teşkil ettiğini söyler. Bunun üzerine Ahmet’e cevaben bütün kötülüklerin uzun dönemde insanlığın iyiliği için olacağını, iyilik yapmak kadar kötülük yapma özgürlüğümüzün de olması gerektiği söylenir. Bu cevap kötülük argümanına karşıt olarak sunulan teistik yaklaşımlardan “özgür irade” ve “azizlik” cevabını taşıyan bir örnek olarak ele alınabilir.

Cümlede geçen kötülük argümanına karşı öne sürülen bir diğer karşıt argüman ise bütün kötülüklerin zamanı gelince çok daha büyük bir iyiliğe sebep olacağı düşüncesidir. Bu düşünce, azizlik cevabının bir temsilidir.

Özgür irade argümanına göre insanın iyi ve kötü arasında seçim özgürlüğü bulunmaktadır ve bu sebeple de tanrı kötülüğe izin veriyor olsa da kötülük yapmaya engel olabilecek iradeyi de onlara vermiştir. Nitekim bu, iyiliğin ve kötülüğün açık ve seçik bir şekilde ortada olduğu bir durumda gayet güçlü bir cevap niteliği taşır. Neyin iyi ve neyin kötü olduğu gayet açıksa ve bize seçim şansı verildiyse kötü olanı seçtiğimizde bizi yargılayacak bir Tanrı fikri akla yatkın görünür. Fakat neyin iyi ve neyin kötü olduğunu anlayamadığımız bir ortamda seçim yapmak çok daha zordur.

Özgür irade argümanının bu eleştirisi filmde Ahmet’in içinde bulunduğu durum aracılığıyla aktarılmaktadır. Ahmet de aslında kendi bulunduğu durum içerisinde onun için en iyi olan bir seçim yapmıştır fakat bu seçim kötü sonuçlar doğurmuştur. Neyin iyi neyin kötü olduğunun açıkça bilinemeyeceği bir durumda, yaptığı seçimlerle istemeden de olsa arkadaşının ölümüne sebep olmuş ve bu vicdanına büyük bir yük yüklemiştir. Bu sebeple kötülüğün dünyadaki varlığına ve Allah’ın neden bu kötülüklere engel olmadığına yönelik bir sorgulama içerisine girmiştir.

Cümlede geçen kötülük argümanına karşı öne sürülen bir diğer karşıt argüman ise bütün kötülüklerin zamanı gelince çok daha büyük bir iyiliğe sebep olacağı düşüncesidir. Bu düşünce, azizlik cevabının bir temsilidir. Bu düşünceye göre kötülüğün dünyadaki varlığı, örneğin büyük bir savaş sonrasında aziz bir insanın ortaya çıkmasının sebebi yani gerçekleşen kötülükten daha büyük bir iyiliğin ortaya çıkmasının zorunlu nedeni olarak düşünülmelidir. Bu düşüncenin sorunlu yanlarından biri başkalarının acılarına ilişkin bir empatiden yoksun bir iddia oluşudur.

Gelecekte başkalarının gelişmesi ve çok daha iyi bir şeyin ortaya çıkması için bugün o iyilikten yararlanamayacak birilerinin büyük bir kötülüğe ve acıya maruz kalması bu düşünceye göre değerlendirildiğinde adil değildir. Örneğin filmde de bahsi geçen Moğolların öldürdüğü insanların maruz kaldığı kötülük, o kötülüğe maruz kalanlar için nasıl bir gelişmenin/iyiliğin vesilesi olabilir? İleride geçmişte yapılan bu kötülükten çok daha büyük bir iyilik ortaya çıksa bile kötülüğe maruz kalmış insanlar için bu iyiliğin bir anlam ifade etmemesi azizlik cevabının zayıf noktasıdır.

İnsanın sorgulamaları, çelişkileri ve şüphesi o yaşamaya devam ettikçe var olmaya devam eder. Ancak o son nokta konduğu zaman tüm bunlar bir nihayete erer. Çünkü ölüm geldikten sonra artık sorularla dolu bu hayatı tamamlamış kişi için sadece af dilenebilir.

İçinde yaşadığımız dünyada niyetlere göre değil sonuçlara göre yargı sağlanmaktadır. Ahmet’in hikayesine hem geçmiş hem de şimdiki zaman ile şahitlik ediyor olmamız bu açıdan önemlidir. Böylelikle izleyici, Ahmet’in bulunduğu durumun karmaşıklığını ve yaptığı seçimlerdeki niyetini biraz olsun anlama fırsatı bulur. Filmin zamansal akışı kesmeden devam eden tek plan sahneleri, tüm hikayenin aynı mekanda geçmesi ve zamansal geçişler arasındaki kuvvetli bağlantı izleyicinin gerçek bir zihinsel tecrübe içerisine girmesini destekleyici niteliktedir. Bu sayede film, seyircinin karakterin hikayesini yakından takip ederek karakter ile empati yapması imkanını sunmakla birlikte aynı zamanda izleyicinin olaylara gerçekten dahil olmayışı ile sinemanın mesafe imkanını da kullanarak seyirciye olaylara uzaktan bakma olanağını da verir. Böylelikle film hem olaylara dışarıdan bakarak hem de Ahmet’i yakından gözlemleme fırsatı sunarak Ahmet’in seçimlerinin iyi mi yoksa kötü yönde mi olduğuna dair izleyiciyi bir sorgulamaya davet eder. Yönetmenin kesin bir cevaba varmaktansa izleyiciye bu sorgulama imkanını sunuyor oluşu hikayenin dinamiğini de korumasına yardımcı olur.

Derviş Zaim

Kötülük problemine gelen cevaplar, problemi çözerek felsefi bir problem olmaktan çıkaramasa da insanın içine doğduğu çelişkiler dünyasına dair bir şeyleri anlamak bakımından oldukça önemli bir yere sahiptir. Film bu probleme yönelik kesin bir cevaba ulaşmaya çalışmak yerine aslında aklımızı kurcalayan her sorunun tek bir cevabı olmayacağını ve insanlar için kesinliğin yaşarken varılması mümkün olmayan bir şey olduğunu da göstermektedir. Filmde bahsi geçen tuz gölündeki bir noktası eksik “Allah onu affetsin” anlamına gelen yazı da bu açıdan yorumlanabilir. İnsanın sorgulamaları, çelişkileri ve şüphesi o yaşamaya devam ettikçe var olmaya devam eder. Ancak o son nokta konduğu zaman tüm bunlar bir nihayete erer. Çünkü ölüm geldikten sonra artık sorularla dolu bu hayatı tamamlamış kişi için sadece af dilenebilir.

İçinde yaşadığımız dünyada niyetlere göre değil sonuçlara göre yargı sağlanmaktadır. Ahmet’in hikayesine hem geçmiş hem de şimdiki zaman ile şahitlik ediyor olmamız bu açıdan önemlidir.

Derviş Zaim’in geleneksel sanatlar ile felsefi problemleri bir araya getirerek izleyiciyi derin bir sorgulamaya davet eden ve entelektüel arka planı ile yaratıcı bakış açısının da önemli bir ürünü olan bu filmi, sadece felsefi yönüyle değil yapım kalitesi bakımından izleyiciye ilgi çekici bir deneyim sunuyor oluşuyla da oldukça değerli bir yapıt.


Kaynaklar

  • Recber, S. “Kötülük Sorunu: Ateizm ve Teizm” Din ve Ahlak Felsefesi. Ankara: Ankuzem Yayınları.
  • Warburton, N. (2022). Felsefeye Giriş. İstanbul: Alfa Yayınları.
  • Zaim, D. (2008). Nokta. Türkiye.
Betül Ellialtıoğlu

2022 yılında Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi, Sinema ve Televizyon (İngilizce) bölümünden mezun oldu. İLEM eğitim programında 3. kademe öğrencisidir. Sinema ve felsefe alanlarıyla ilgilenmektedir.

Leave a Comment

Son Yazılar